Batman Hasankeyf Koordinasyonu: Yangında doğru bilgilendirme yapılmadı

Ilısu Barajı’nın yapılmasıyla sular altında kalacak olan Hasankeyf’i kurtarmak için çalışmalar sürüyor. Batman Hasankeyf Koordinasyonu, 12 bin yıllık tarihi olan bölgenin tehdit altında olduğunun altını çizdi.

Hasankeyf’te çıkan yangına ve Ilısu Barajı kapaklarının kapatılmasına ilişkin açıklama yapan topluluk, baraj kapaklarının deneme amaçlı kapatıldığını söylerken, Hasankeyf için mücadele edenlerin muhatap bulamadığını belirtti. Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

TAHRİBATA TAHRİBAT KATILDI: Baraj projesinin fiziki çalışmalarından kaynaklı Hasankeyf’te yıkımlar gerçekleşmiştir. Baraj projesinin verdiği zararlar devam ederken, geçen pazar günü (21.07.2019) akşama doğru kalenin üst taraflarında, nedeni henüz belirlenemeyen bir yangın başlamış ve bu yangın gecenin bir vaktinde kendi kendine sönmüştür. Yaklaşık üç saat devam eden yangın Hasankeyf’teki tahribata tahribat katmıştır.

YANGIN CANLI YAŞAMINA ZARAR VERDİ: Nereden ve nasıl ortaya çıktığı bilinmeyen yangın, kaledeki tarihi yapılara, mağaralara, eski mezarlara ve kültürel varlıklara gözle görünür şekilde zarar vermiştir. Ayrıca bu yangın canlı varlıkların yaşam alanlarını yok etmiştir. Bununla birlikte birçok canlı bu yangında yanmıştır. Yangın rüzgârın etkisiyle hızla geniş bir alana yayılmış ve yaklaşık 3 saat boyunca devam etmiştir. Bu süre zarfında yapılan müdahaleler çok yetersiz olmuş ve resmi yetkililer bu yangına seyirci kalmışlardır.

İNCELEME YAPMAMIZ ENGELLENDİ: Yanan alanlar, kale tarafında ve kayalık olduğundan dolayı bu alanlara ulaşabilen araç yolu bulunmamaktadır. Bundan kaynaklı itfaiye ile müdahale de yetersiz kalınmıştır. Tek bir itfaiye aracı ile müdahalenin yapıldığı yangına, havadan da destek sağlanması gerekirken bu konuda da hiçbir adım atılmamıştır. Yangından sonra yerinde incelemelerde bulunmak üzere Hasankeyf’e gidilmiştir. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi için kaleye çıkıp, yerinde inceleme yapılmak istenmiştir. Ancak arkadaşlarımız, güvenlik görevlileri tarafından engellenmiştir.

BİR AN ÖNCE ARAŞTIRMA BAŞLAMALI: Yangından sonra yapılan görüşmelerde ve incelemelerdeki bulgularımız şu şekildedir: Hasankeyf halkı, uzun yıllardır kalenin üst taraflarında böyle bir yangının olmadığını, buraya çıkmanın yasak olduğunu ve kaleye sadece firmada çalışan işçiler ile resmi yetkililerin çıkabildiğini aktarmıştır. Çıkan yangın sonucunda ne kadar bir alanın yandığı, tarihsel ve kültürel yapıların ne derecede zarar gördüğü bilinmemektedir. Bununla ilgili resmi kurumlar tarafından herhangi bir araştırma ve çalışma da başlatılmamıştır. Yangının yarattığı tahribatın ne düzeyde olduğunun tespit edilmesi amacıyla, konu ile ilgili bağımsız sivil toplum kuruluşlarından oluşan bir heyetin bir an önce araştırma ve incelemelere başlaması gerekmektedir.

BOYUTUNU BİLMEDİĞİMİZ TAHRİBATLAR VAR: Ilısu Barajı’nın fiziki anlamda bitirip, suyu bir an önce tutmayı planlayan iktidar, Hasankeyf gibi on iki bin yıllık mirası ve medeniyetlere beşiklik etmiş bir yeri tüm itirazlara rağmen önemsememekte, dikkate almamakta ve yeterli duyarlılığı göstermemektedir. Bu zamana kadar yedi anıtsal eser doğal yerlerinden koparılıp başka yere taşınmış, kalenin etrafına devasa bir set örülmüş ve diğer fiziksel çalışmalarla Hasankeyf tahrip edilmiştir. Bu yangınla beraber boyutlarını dahi bilmediğimiz yeni tahribatlar meydana gelmiştir. Bu kadar yıkıma rağmen; Hasankeyf ile beraber kalan devasa büyüklükteki arkeolojik alanlar ve Dicle vadisi mutlaka kurtarılmalıdır. Yangından sonra resmi yetkilerin yaptığı “Hiçbir tarihi eser zarar görmemiştir” açıklamaları kamuoyunu aydınlatmamıştır. Kamuoyunun, yangının sebebi başta olmak üzere yaşanan tahribat, tarihi eserlerin durumu, yanan alan büyüklüğü vb. konularda doğru bilgilendirilmesi gerekmektedir.

YERLEŞİM YERLERİ SU ALTINDA KALDI: Yangın hakkında doğru bilgilendirme yapmayan resmi yetkililer, bu kez de hiçbir açıklama yapmadan Ilısu Barajı kapakları kapatılmıştır. Baraj kapaklarının kapatılması sonucunda birçok yerleşim yerinin ulaşım yolları sular altında kalmıştır. Sular altında kalacak çok az yerleşim yerinin taşınma işlemi gerçekleşmiş olup diğer yerleşim yerlerinde yaşam devam etmektedir. Baraj kapaklarının haber verilmeden kapatılması yerleşim yerlerinde yaşayan insanları tedirgin etmiştir. Suların yükselmesi ile birçok yerde canlıların yaşam alanları tahrip olmuştur. Baraj kapaklarını ile halk üzerinde psikolojik baskı kurulmak istenmiştir. (HABER MERKEZİ)