DARBE, DEMOKRASİ ve KIRMIZI ÇİZGİ

Dr. Adnan GÜLLÜOĞLU

Darbe ve demokrasi asla birbiri ile bağdaşmayan iki zıt kavram. Muhammed Mursi Mısır'da seçim ile başa gelen ilk devlet başkanı. Askeri darbe ile devrildi. Yargılanmasının devam ettiği son duruşmada şaibeli bir şekilde yaşamını yitirdi. Dünya'da ve Türkiye'de sevenleri mesajları ile tepkilerini belirtip, ölüm nedeninin araştırılmasını ve darbecilerden hesap sorulması için adalet istiyorlar. M. Mursi'nin siyasi görüşlerini benimsemedim, darbecilere karşı ödünsüz dik duruşuna saygı duydum. Darbecilerin muhalif insanlara neler yaptığını yaşamı ile bilen biri olarakta darbelere hep karşı oldum. Mısır'da yapılan darbeyi ve başta Sisi olmak üzere darbecileri bu nedenlerle bende lanetliyorum. Üzücü olan darbe karşıtı olduğu bilinenler M. Mursi'nin ölümüne, (yada öldürülmesine) karşı gösterdikleri duyarsız, negatif tepkileri. Darbecilerin işlediği cinayetler ve uyguladıkları ile zulme uğrayan her mağdura sahip çıkmak, onları savunmak insan olmanın gereğidir. Darbecilere karşı tavır almak Mursi yanlısı olmak demek değil, ölümüne duyarsız kalmak darbecilerden yana olmak anlamındadır. Darbecilere karşı insan haklarından yana olmanın safını belirleyen, korunması gereken aşılmaz kırmızı bir çizgi olmalıdır. İşte bu kırmızı çizgi kimden yana olduğumuzu belirler. Aynı zamanda bu çizgi insana ve insan haklarına bakışımızın samimiyet testidir. Mursi'nin ölümüne gerçekten üzülenler bir yana, bu ölümden siyasi yarar çıkarmak isteyenleri, kırmızı çizginin iki tarafına geçerek kullananları görmemiz gerekiyor. Sözüm M. Mursi ve yandaşlarına yapılan zülmü görüpte kendi ülkesinde yapılan zulme gözlerini kapatanlara. Adalet ve demokrasi bu düşüncede olanlar için amaç değil, iktidar olmak için araçtır,. Mazlumları oynayıp yönetim gücü ellerine geçtiğinde ötekileştirici ve zalim oluyorlar. Mursi'nin alelacele gömülen ölüsünden bile darbecilerin korktuğunu söylüyorlar, doğru darbecilerin hepsi korkaktır. Peki bu ülkede Şeyh Said, Seyit Rıza, Şeyh Saidi Nursi ve İbrahim Kaypakkaya gibi yüzlece, belkide binlerce mezarı dahi belli olmayanlardan korkan kim? Demokrasi ve Adalet yoruma gerek bırakmayacak şekilde etnik ve inanç farkı gözetmeden eşit uygulandığı takdirde anlam kazanan iki kavramlardır. Adaleti toplumun her kesimine eşit uygulayan gelişmiş ülkelerde demokrasi güçlüdür, bu nedenle darbe olmaz.