KÜRDİSTAN ÇİNGENELERİ

Bahoz Şavata Kişisel Web Sitesi

Halkta genelde bıraktıkları imaj ile Çingeneler: yaban otları, mutfak eşyaları ve çeyizlik satan, falcılık yapan, dağlamacılık (Dövme), sünnetçilik, dişçilik, çalgıcılık yapan, argo konuşan, dilencilik yapan, daha çok esmer tipli ve şehrin kıyılarında çadırlarda veya gecekondularda yaşayan fakir bir topluluktur. Anlatımlarda asıl vatanları Hindistan’dan geldikleri söylenen, dünyanın çeşitli yerlerinde yaşayan bu topluluktan olan kimseye genelde “Çingene”denir.

Tarihsel açıdan ele alındığında, Çingeneler yaklaşık MS 9. yüzyıldan sonra açlık, kuraklık ve savaş gibi nedenlerle Hindistan’ın Pencap-Sind nehir havzası boyunca Pakistan ve Afganistan’ın da Kuzey Hindistan’ı terk ederek İran’a gelmişler. Küçük bir kesimi Rusya’ya oradan da Sibirya’ya göç etmiştir. Büyük bir kesimi ise Anadolu üzerinden iki kola ayrılmıştır. Birinci kol Bizans döneminde İstanbul’a gelmiş ve oradan başta Bulgaristan, Romanya, Yunanistan, Yugoslavya, Macaristan olmak üzere Avrupa’nın diğer ülkelerine dağılmıştır. Çingenelerin ikinci kolunun ise: İran, Kürdistan, Suriye ve Filistin’i geçerek Mısır üzerinden İspanya’ya geçen ve Avrupa’ya dağılan Çingene grubudur. Çingenelerin batıya göç yollarının İran-Kürdistan-Suriye ve Bizans üzerinden geçmesi gerek jeopolitik konum gerekse de Çingene nüfusu yoğunluğu bakımından önem taşımaktadır.

Günümüz resmi Türkiye topraklarında yaşayan Çingeneleri kendilerinin “Rom, Dom ve Lom” adları içinde tanımlanmasını isterler. Rom Çingeneleri Ege ve Marmara bölgesinde, Lom Çingeneler grubu Karadeniz’de ve Dom Çingeneleri ise Kürdistan’da yaşamaktadır. Gerçekte Çingenelerin dili bölgedeki yerel diller ile uzun tarihsel zaman içinde melez bir süreç yaşamıştır. Geçmişte Romca, Lazca-Gürcüce ve Kürdçe yerel dilleri ile melez bir süreç yaşayan Çingenelerin geçmiş ana dili Urduca dilinden şekillenen bu diller tamamen bölgede yaşayan Çingenelere has oluşmuş yeni dillerdir. Fakat günümüzde Türkiye Devletinin resmi dili Türkçe asimilasyonu sayesinde bu melez diller de hızla yok olmaya başlamıştır.

“Türkiye resmi coğrafyası içerisinde Çingeneler, Ege, Marmara ve Batı Karadeniz bölgelerinde halk tarafından bu Romani dilleri nedeniyle “Roman / Romani” olarak adlandırılırlarken İç Anadolu Çingeneleri için “Elekçi”, Akdeniz Bölgesindeki Çingeneler için “Arabacı” ya da ”Manuş”, Adana ve Osmaniye yöresinde kiler için “Cono, Erzurum, Artvin, Bayburt, Erzincan ve Sivas Çingeneleri için “Poşa”, Van, Hakkâri, Mardin ve Siirt Çingeneleri için “Mırtıb ve Urfa, Diyarbakır, Dersim, Elazığ, Malatya, Adıyaman ve Maraş bölgelerinde: “Qereçî / Karaçi, Kirçî, Kırçal, Aşığ, Mırtıbtabiri kullanılabilmektedir.

Çingeneler, ayrıca yaptıkları mesleklere göre de “Bohçacı”, “Çiçekçi”, ”Kalaycı”, ”Sepetçi”, ”Ayıcı”, ”Demirci”, ”Trampacı”, “Dövmeci”, “Dişçi”, “Sünnetçi” vs. gibi adlar da alabilmektedir. Türk Devlet yetkililerin dilinde ise “Esmer Vatandaş” diye tanımlandıklarını görmekteyiz.

Kürdistan’da kültür ve kimlik bağlamında en az çalışılmış konulardan biri bu Dom“Çingeneleri” grubudur. “DOM” grubu, Diyarbakır, Mardin, Urfa, Gaziantep Çingene nüfusunun Kürdistan’da en yoğun olarak bulunduğu Kürd kentleridir. “Çingene” Dom gruplarının en önemli görünümlerinden biri Kürt kültürü ile son derece yakın ilişkide bulunmaları ve Dom gruplarının Kürtçe dilini de kullanabiliyor olmasıdır. Bu durum Dom ve Kürt gruplar arasında coğrafi paylaşımın bir sonucu ve karşılıklılık ilişkileriyle oluşmuş olduğu söylenebilir.

“Çingene” Dom grupları arasında gelişmişlik farklılıklarını da görmek mümkündür. “Nitekim Dom erkekleri çoğunlukla müzisyenlik, kadınlar ve çocuklar ise dilencilikle geçinmektedirler. Müzisyen Domlar, kendilerini Pakistan’dan gelen “ozan müzisyen gruplar” olarak ta tanımlamaktadır. Müzisyen Domlarda en önemli özellik müziklerinde kemençe kullanmalarıdır. Zira kemençe, Domların Kürdistan’da kemençe kullanması üzerinde çalışılması gereken bir alanı oluşturmaktadır. Takma diş, gözlük işi ve terzilik yapan Domlar da bulunmaktadır. Yarı göçebe yaşayan Domlar arasında sünnetçilik ve dişçilik yaygın bir uğraşıdır. Domların eğitimleri ise yok denecek kadar azdır. Özellikle Diyarbakır kent merkezinde yaşayan Dom grupları arasında küçük yaştaki çocukların dilenciliğe teşvik edildiği, kız çocuklarının erken yaşlarda (13-15) evlendirildiği, evliliklerde başlık parası geleneğinin devam ettiği ve uyuşturucu kullanımın yaygın olduğu alanda yapılan gözlem ve mülakatlarla bulgulanmıştır. Dom grupları arasında yapılan erken yaş evliliğe dikkati çekmek gerekmektedir. Bunun dışında erkekler arasında gelenek ve göreneklere uygun davranmama durumunda burun kesme cezasının yaygınlığı dikkat çekicidir. Kadınlar arasında el ve yüzlere dövme yaptırma oldukça yaygındır. Dövmeler aile ya da aşiretin simgesidirler.

Gerek Diyarbakır gerekse de Mardin Nusaybin Domlarının kendilerini Dom kimliği yanında “Qereçî / Karaçi, Kirçî, Aşığ, Mırtıb” olarak tanımlaması da oldukça yaygındır. Domların bazı yerlerde kendilerini “Kürt Göçeri” olarak tanımlaması, çevrelerindeki yerli gruplarca aşağılandıkları için kimliklerini saklamaları ile açıklanabilir. “Qereçî /Karaçi, Aşık, Mıtrıp” tanımlamaları Kürdistan’da ki başta Kürdler sonra diğer etnik Türk ve Arap grupların Dom Çingenelerine verdiği adlandırmalardır. Dom kimliği açısından temel sorunsal, kendilerinin “Çingene” olarak tanımlanmasıdır. Hiçbir biçimde Domlar kendilerinin “Çingene” olarak tanımlanmasını istememektedirler.

Dom gruplar konusunda diğer bir özellikte bölgedeki Şeyhlerin ve dini liderlerin bu gruplar üzerindeki etkisidir. Herhangi bir sorunun çözümü için Şeyh’e giden Domlar hiçbir biçimde şeyhin söylediklerinin dışına çıkmamaktadır. Örneğin erkek çocukların 7 veya 18 yaşına kadar hiçbir biçimde saçlarını kestirmemesi geleneği yaygındır. Çoğu kez erkek çocuklar kız çocukları gibi görünebilmektedir.

Toplumsal örgütlenme çabaları bağlamında ise Rom grupları arasında başlayan dernekleşme süreci Dom grupları arasında da görülmeye başlanmıştır. Nitekim Diyarbakır’da kurulmuş bulanan bir Dom Derneği “Domlar ve Romanlar Kültür Dayanışma Folklor Gençlik ve Spor Kulübü Kültür Derneği” adı altında 2007 yılında faaliyetine başlamış bulunmaktadır.

****

Rom, Dom ve Lom Çingene Dili Gruplarının dilsel farklılığına dair örnekler:

Türkçe –Rom- Dom – Lom

Su – Pani -Pani -Cur

Ekmek – Mano –Menev- Perez

Çocuk – Çavo -Zorta -Çava

Et – Mas- Masi- Mis

Erkek – Manus -Munıs –Mart

****

Çingeneler benim nazarımda acı “çiğan” müziğini eğlence olsun diye bizlere sunan çok marifetli ve candan bir topluluktur. Bu konuda yazılmış Emine Senlikoglu’nun güzel bir şiir ile makalemizi bitirelim.

“Ben de dokuz ayda doğdum, Ben de nefes alır veririm, Ben de üzülür, ben de ağlarım. Beni sormaz hiç kimse, Uğramaz tebliğci bize… Rengime ırkıma bakar… “Cin ile Gane” adındaki masalı, Bana mal ederler üstü kapalı. Benim de annem-babam var, Benim de umudum sevincim var. Selam vermezler bana, nasıl geleyim? Selam vermezler, çünkü Ben bir Çingene’yim !”

Bahoz Şavata

06. 03. 2019 -Meletî