DOGUSTAN KAVGAYA TARAF (ERKEK) OLMAK.

Hasan Yeşiltaş..

Sahipsiz bir coğrafya,doğum mucize bir nevi,yeni bir can daha artmakta,patlayan silah sesleri doğuşta silah sesine alıştırılan çocuklar.. Erkek egemen toplumda,"erkek adamın erkek çocuğu olur" mantalitesindeki insanların Dini bir ritüel gibi sevinçlerini göstermesi bir can çoğalmakta,annenin değer kazanması babanın soyunun devamı.. Beklenen mucize dikenli yolların eşiğinde bir çocuk,babanın yanında gezdireceği,annenin gözünden sakınacağı.. Ve erkek olmak.. Silahların gölgesinde,kan davasının tarafı,zemheri gece bir çoban,zozan a yürüyen bir can,erkek olmak gözyaşlarını saklamak,bazen isyan etmek kaderine,yaşanmamış bir hayat yolunda,sevgiden yoksun param parca.. Ölümden kaçarsa Bénamus,korkarsa isgal edilir tum kalaleri,toprağının bekçisi,ailesinin kahramanı olmak.. Ekmek uğruna metropollerde amele pazarında,tahtakurularına arkadaş,entegre olamadığı sistemde,eritilmeyen yalaka tırşıkçı olmadığı kendini inkar etmediği sürece kaçakçı,karanlık işlerin adamı,en ağır işlerin vasıfsız elemanı.. Cezaevlerinin müdavimi,suçlu kimlik,pusuda yaşam.. Neden sorularının cevabı belli aslında.. Dişi ye yüklenen namusun kadrosuz bekçisi. Evet sistemin topluma adapte edemediği 200 sene evelinde yazılan romanlarda hamal olarak nitelendirilen erkekler.. Derin yaraların çocuklarıyız aynı gemide mahsur kalan.