BM'nin ilk göç anlaşması 164 ülke tarafından kabul edildi!

ABD ve bazı Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin itirazına rağmen Birleşmiş Milletler (BM) Göç Anlaşması onaylandı. Anlaşmaya 164 ülke evet oyu verdi. Anlaşmanın herhangi bir yasal bağlayıcılığı bulunmuyor.

Fas'ın Marakeş şehrinde bir araya gelen Birleşmiş Milletler'e (BM) üye ülkelerin çoğunluğu Göç Anlaşması'nı kabul etti.

ABD ve bazı Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin (Macaristan, Avusturya ve Avustralya) bu anlaşmaya karşı oldukları biliniyordu.

YASAL BAĞLAYICILIĞI YOK: Yasal olarak bağlayıcılığı bulunmayan anlaşma, devletlerin egemenlik alanlarına müdahil olmadan, göç konusuna ilişkin uluslararası sorumluluğu paylaşmayı hedefliyor. Göçün insanlık tarihinin değişmeyen ana unsurlarından biri olarak değerlendiren anlaşma, yasal yaptırımlardan ziyade, uluslararası alanda göç konusuna ilişkin siyasi talebin oluşmasını amaçlıyor.

Eylül 2016'da BM Genel Kurulu 'Mülteciler ve Göçmenler için New York Deklarasyonu' adı altında küresel ölçekli bir düzenleme çalışması yapılmasını kabul etti. Ön hazırlıklar sonrası Nisan 2017'de başlayan geliştirme süreci 18 ay süren danışma ve müzakerelere sahne olduktan sonra Temmuz 2018'de üye ülkelerce final metni 'Güvenli ve Düzenli Göç için Küresel Anlaşma' adı altında son onay için kaydedildi.BM Göç Anlaşması'nda yer alan maddeler, Fas'ın Marakeş kentinde düzenlenen konferansla kabul edildi. Karar Eylül 2019'da düzenlenecek BM Genel Kurulu'nda oylanacak.

ANLAŞMA NEYİ KAPSIYOR: Göç konusunda kapsamı ve derinliği bakımından türünün ilk örneği olan anlaşma yasal olarak bağlayıcı değilse de altına imza atan ülkeleri prensipte bağladığı varsayılacak ve BM'de buna ilişkin ülkelerden üzerlerine düşen sorumlulukları yerine getirmeleri istenecek. Karşılıklı sorumluluk üstlenme prensibine dayalı olan anlaşma yerel, ulusal ve uluslararası ölçekteki göçlere ilişkin toplamda 23 hedef içeriyor. Bu hedefler şunlar:

-Kanıt temelli politikalar yürütmek adına doğru ve ayrıştırılmış verileri toplayıp kullanmak. -İnsanları kendi ülkelerini terk etmeye zorlayan olumsuz faktörleri ve yapısal faktörleri en aza indirmek. -Göçün tüm aşamalarında doğru ve zamanında bilgi sağlamak. -Tüm göçmenlerin yasal kimlik ve yeterli belgelere sahip olduğunu doğrulamak. -Düzenli göç için yolların kullanılabilirliğini ve esnekliğini arttırmak. İnsan onuruna uygun iş imkanı sağlayan adil ve etik işe alım koşullarını oluşturmak. -Göç sırasında oluşan göçmenlerin savunmasızlıklarını gidermek ve azaltmak. -Kayıp göçmenlerin yeni yaşamlarını kurabilmeleri adına koordineli uluslararası çabalarda bulunmak. -Göçmen kaçakçılığına karşı ulusötesi müdahaleleri güçlendirilmek. -Uluslararası bağlamda insan ticaretinin önlenmek ve ortadan kaldırılmasını sağlamak. -Sınırları entegre, güvenli ve koordineli bir şekilde yönetmek. -Uygunluk için tarama, değerlendirme ve yönlendirme gibi göç prosedürlerinde kesinliği arttırmak ve öngörülebilirliği güçlendirmek. -Göçmenlerin alıkonulmasını sadece son çare olarak uygulamak ve alternatiflere odaklı hareket etmek. -Göç boyunca ilgili konsolosluklarca koruma, yardım ve işbirliği fırsatlarını değerlendirmek ve geliştirmek. -Göçmenlerin temel hizmetlere erişimini sağlamak. -Göçmenleri ve toplumları tam katılım ve sosyal uyumu gerçekleştirmek için güçlendirmek. -Göç ve göçmen algısı üzerindeki her türlü ayrımcılığı ortadan kaldırmak ve bununla ilgili kamusal söylemler geliştirip desteklemek. -Göçmenlerin beceri, yeterlilik ve kişisel gelişimlerine yatırım yapmak ve var olan becerilerin, yeterlilik ve niteliklerin ülkeler arasında karşılıklı tanınmasını kolaylaştırmak. -Göçmenler ve diasporalar için tüm ülkelerde sürdürülebilirliğe katkıda bulunacak koşulları yaratmak. -Göçmenler için daha hızlı, daha güvenli ve daha ucuz para havalesi ve transferlerini teşvik etmek ve bu alanda mali katılımı teşvik etmek. -Sürdürülebilir yeniden entegrasyon kadar güvenli ve onurlu geri dönüş ve geri kabulü de kolaylaştırmak adına işbirlikleri yapmak. -Sosyal güvenlik haklarının taşınabilirliği için mekanizmalar oluşturulmak. Güvenli ve düzenli göç için uluslararası işbirliği ve küresel ortaklıkların güçlendirmek