Kürtler İran’daki Gösterilere Nasıl Bakıyor?

DIYARBAKIR — İran’daki Kürt siyasi parti ve örgütlerinin bünyesinde faaliyet gösteren siyasetçilerinin çoğu, rejimin baskısı nedeniyle ya Irak Kürt bölgesinde ya da Avrupa’da yaşıyor. İran’da bir haftasını dolduran protestolarda, gözler Kürtler'in üzerinde. Kürt siyasetçiler protestolara nasıl bakıyor?

İran Kürtleri'nin en eski örgütlerinden olan İran Kürdistan Demokratik Partisi'nin Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Asso Hasanzadeh, eylemlere temkinli yaklaşanlardan. Amerika’nın Sesi’nin telefonla ulaştığı Hasanzadeh, gösterilerin önceki eylemlere göre farklılık gösterdiğini belirterek, “İran'daki birçok şehri kapsadığı için eşi benzeri görülmemiş bir durum; gösteriler tek bir sosyal ya da ideolojik katmanla sınırlı olmadığı için gerçekten popüler; gösterilerin motivasyonu ve başlangıç noktası sosyal bir nitelik taşısa da (hükümetin yolsuzluk ve yoksulluk sorunlarını çözmekte yetersiz kalması) sloganlar, siyasi bir dönüşüme işaret ettiğini gösteriyor,” dedi.

İran Kürdistan Demokratik Partisi'nin Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Asso Hasanzadeh

İran’daki Protestolar Bölgeyi Nasıl Etkiler?

Kürtler'in henüz kitlesel olarak sokaklara inmediğine dikkat çeken Hasanzadeh, bu durumun anlaşılır olduğunu söyledi. Protestoların başarısını üç faktöre bağlayan Hasanzadeh, “Yüzlerce sivil ve siyasi eylemci sürekli olarak İran hapishanelerinde tutuluyor ve onlarca insan idam tehdidi altındadır. İran Kürtleri, bu rejimin devrilmesini ve yerine etnik isteklerini gerçekleştirebilecekleri demokratik bir sistemin konmasını açıkça istiyor. Ancak, İran Kürtleri, mevcut gösterilere dayanışma gösterirken, henüz kitlesel sokaklara inmedi, çünkü rejim güvenlik güçleri göstericilere Kürdistan'da daha kolay ateş açıyor. İran'daki Kürtler'in güçlü noktası, halkın geri kalanından çok daha organize olması ve ne istediklerini açıkça bilmeleri. Mevcut protestolara, dikkatli olmadan ve katılmak için acele etmemeleri anlaşılabilir. Ancak şartlar tersine döndüğünde ve rejimin sonunun öngörülebilir olduğu ana hazır olmaları için bir araya gelip birleşmelidirler. Bana göre, rejim mevcut protesto hareketinin etkilerini sınırlı görse de, geri dönüşü olmayan bir nokta var. Mevcut hareketin geleceği ve başarısı üç faktöre bağlıdır: nüfusun açık ve eşgüdümlü bir eylem planına göre hareketi devam ettirme yeteneği; İran muhalefetinin bütün bileşenleri birleşerek, etkili bir muhalefet olma kapasitesi; uluslararası toplumun tutumu ve rejimin ateş ve kılıçla popüler hareketin yükselişine son vermeye karar vermesi durumunda verebileceği yardım,” şeklinde konuştu.

Erdoğan ve Ruhani Telefonda Görüştü

Avrupa’da yaşayan diğer bir İranlı Kürt siyasetçi Azad Karimi ise protestoların hem rejim hem Kürtler için önemli olan kentlere de sıçradığını söyledi. Amerika’nın Sesi’nin sorularını telefonla yanıtlayan Karimi, ”Bu isyanlar diğerleri gibi sadece orta kesimin öncülüğünde yapılmadı. Bu kez, fakir kesim, her şeyden mahrum kalan insanlar sokaklara döküldü. Orta kesim de vardır ama çoğu orta ve fakir kesim arasında kalanlardır. İran'ın idari ve mali sistem içinde çok büyük sorunlar var. Hükümete yakın insanlar ve onların aileleri, devletin kaynaklarını kötü kullanıyorlar. Ama sorun sadece ekonomik değil, hükümet şimdiye kadar sadece sorunların üstünü kapatmış. Hiç bir siyasi ve mali sorunu çözmemiş. Kadınların haklarını ihlal etmiş, Kürtler, Türkler (Azeriler), Baluçiler ve Arapların anadilde eğitim hakları yok. Sünniler ve Şii dışındaki mezhepler, cumhurbaşkanı olamazlar ve hükümette yüksek görev alamazlar. Halk İran'daki reformcuların onları kandırdığını düşünüyor,” dedi.

Karimi, Kürtler'in değişime hazır olması gerektiğini savunarak, “Kürtler bu 40 yılda, ne zaman bu sisteme karşı itiraz etseler, değişik adlar altında infaz edildiler. Kürtlere sosyal özgürlükler ile beraber, siyasi açıdan da hiçbir hak tanımadılar Kermansah ve İlam petrol markası olmalarına rağmen, İran'ın en fakir şehirleridir. Kermansah depreminden sonra hükümet Kürdistan’daki itibarını tamamen kaybetti. Sadece halk birbirine yardım etti ve bu Kürtler'i daha da küstürdü. Kürtler'in ilk günlerdeki sloganları ekmek, özgürlük ve iş içindi. Şimdi halk "Yaşasın gerilla, Yaşasın peşmerge" sloganı atıyor. Halkın bu sisteme dair hiç umudu kalmamış. Bu isyanlar daha da genişleyecek. Halk sistemi değiştirmeyi hedeflemiş. Kürdistan'da da daha fazla yayılıyor. Bokan ve Bane şehirleri de ayaklanmış. Urumiye (yarısı Türk, Yarısı Kürt) çoktan ayaklanmış. Kürtler ve siyasi partileri ittifak içinde kendilerini yeni ve demokratik İran’a ve özgür Kürdistan’a hazırlamalıdırlar. Düşünmek için hiç zaman kalmamıştır,” diye konuştu.

Amerikanın Sesi