24 Eylül 1925 tarihinde Şark Islahat Planı ile....

Mahmud Gozelek / 24 Eylül 1925 tarihinde Şark Islahat Planı ile Kürdçe yasaklandı...Şark Islahat Planı'nın Kürd halkını inkâr eden We Kürdçeyi yasaklayan ilgili 14.Maddesi ise şu ifadelere yer veriyordu:

“Aslen Türk olup Kürtlüğe yenilmeye başlayan Malatya,Elaziz,Diyarbakır,Bitlis,Wan,Muş,Urfa,Ergani,Hozat,Erciş,Adilcevaz,Ahlat,Palu,Çarsancak,Çemişkezek,Ovacık,Hısnımansur,Behisni,Hekimhan,Birecik,Çermikvilayet we kaza merkezlerinde,hükümet ve belediye dairelerinde We diğer kurum ve kuruluşlarda,okullarda,çarşı we pazarlarda,Türkçeden başka dil kullananlar,hükümet we belediyenin emirlerine muhalefet etmek ww direnmek suçundan cezalandırılacaktır..."

YATILI BÖLGELER İLE ASİMİLASYON HEDEFLENDİ

Yine aynı Şark Islahat Planı'nın 16.Maddesi'nde ise "Fırat garbındaki vilayetlerimizin bazı akvamında dağınık bir surette yerleşmiş olan Küdlerin Kürdçe konuşmaları behemahal men edilmeli ve kız mekteplerine ehemmiyet verilerek kadınların Türkçe konuşmaları temin olunmalıdır” denildi...

İlgili madde gerekçesi ile yıllar sonra Kürdistan'da asimilasyonun bir parçası olarak 5 Ocak 1961 tarihli ve 22 sayılı bir yasa çıkarılarak,60 civarında Yatılı Bölge İlkokulu açıldı...Açılan okullarda Kürt çocukları asimile etmek ve ana dillerinden koparmak amaçlanıyordu...

'VATANDAŞ TÜRKÇE KONUŞ!'

Türkiye'de yaşayan halkları asimile etmek adına her fırsatta,her anayasada, her kararnamede "Türklük" vurgusu yapılan Türkiye Cumhuriyeti'nde,kuruluşundan bu yana tek resmi dil ve tek resmi ırk ibarelerine yer verildi...Şark Islahat Planı'ndan bir yıl önce gerçekleşen Türk Ocakları Kurultayı'nda özellikle Kürtçe olmak üzere Türkçeden başka dillerin konuşulmasının yasaklanması üzerinde duruldu ve 1930 yılında da ülke çapında "Vatandaş Türkçe Konuş" kampanyaları başlatıldı. Kampanya ve yasaklarla beraber Kürtçe her bir kelime karşılığında para cezası verildi..