NEDEN REFERANDUM?

Adnan GÜLLÜOĞLU / Güney Kürdistan Bölgesel Yönetiminin 25.9.2017 tarihinde yapılacak referandum kararı tartışılıyor.Güney Kürdistanın bulunduğu coğrafyanın dayattığı zorluklar ve değişmez gerçekler ve karmaşık iç ve dış ilişkilerden dolayı dahada tartışılacak.Önemsenmesi gereken evet ve hayır cephesinin tavrı ve nedenlerini neye dayandırdıkları.Öncelikle belirtilmesi gereken bu bahşedilen bir referandum değildir.Bedeli fazlası ile yüzyıldır ödenen,hak edilen bir referandumdur. Güney Kürdistanda Irak Merkezi yönetimi ile birlikte kalmaya, yada ayrılmaya halkların ve farklı inanç guruplarının oyuna baş vurmak için GKBY minin aldığı demokratik bir hak ve karardır.Evetten ve hayırdan yana olan parti ve siyasi görüşlerin olması son derece doğal.Çünkü GKBY yönetimi buna imkan tanıyor.Neden referandum?Yıllardır gündemde olmasına rağmen neden bu gün gündeme konuyor?1.Paylaşım savaşı sonrası Emperyalistler tarafından, kendi çıkarları için Ortadoğuda kurulan bir çok devlet gibi Irak devletide, bölge gerçeklerine etnik ve inanç farklılığını gözetmeden yapay bir devlet olarak kuruldu.Bu nedenle tarihi darbelerle , Araplarda dahil olmak üzere her halk ve farklı inançlar için yapılan katliamlarla yazılıdır.Irakı yönetenler başta kalabilmek için dış polikada bağlı oldukları emperyalizm adına taşaron gibi görev yaparak ülke kaynaklarını sürekli peşkeş çektiler.Birlik, beraberlik için aidiyet duygusu yaratmak yerine katliamlara dayalı ırkçı, inkarcı, asimilasyon ve mecburi iskanı iç politikalarında esas alıp diktatörlükle ülkeyi yönetmeyi tercih ettiler.Saddam sonrası oluşan yeni yönetim beklenenin aksine değişen konjonktürü görmeyip aynı politikayı uygulamak istiyor. Son olarak GKBY ne yapılan İŞİD saldırısına duyarsız kalıp yeşil ışık yakan tavrı bu niyetini açıkça ortaya koydu.GKBY nin hazinedeki hakkı olan payı ekonomik kriz yaratmak için yıllardır vermediği gibi anayasada var olan ve yapmasıgereken askeri desteğide İşid saldırısında sağlamadı.Tüm bu hesaplar GKBY nin direnci sayesinde boşa çıktı.Diğer yandan kendi ordusu olmasına rağmen , bölge için en az İŞİD kadar tehlikeli sivil, tek mezhepli Haşdi Şabi örgütünü oluşturdu.Buda niyeti açıkça ortaya koyuyor, İŞİD sonrası Haşdi Şabi ve İran ile birlikte ilk saldırılacak yerin Güney Kürdistanın olacağı gerçeği.Bu şartlarda GKBY nin halkları ve farklı inanç kesimleri ile Irak Merkezi yönetimi ile birlikte kalma şansı ve zeminini ortadan kaldırıyor.Referandumda evet oylarının ezici çoğunlukla çıkacağı bir gerçek.Bu ayrılma hakkı olduğu gibi var olan ve değiştirilemez coğrafyaya bakıldığında hemen ayrılmak anlamınada gelmiyor.Sorun Irak ve Suriyede dış müdahaleler ile savaşın devam ettiği 4 ülkenin aynı zamanda iç sorunu.Evet oylarının fazlalığı en azından bu güne kadar bu coğrafyada yapılanlara, bitmeyen çatışmalara kayıtsız kalan dünya kamu oyunun dikkatini çekeceği muhakkak.Irak Merkezi yönetimini zorlayarak ırkçı ve mezhepçi politikasını değiştirmesi için Uluslar arası düzeyde baskı ve GKBY ne verilecek bir garantiyede yol açacaktır.Irak Merkezi yönetimini referandum sonrası birlikte kalmak isteniyorsa aidiyet duygusunu arttırmak için atacağı adımlarla ilgili zorlu bir sınav bekliyor.Amalarla,fakatlarla referanduma İran ve Irak Merkezi yönetiminin değişmeyen inkarcı ve imhacı bakış açısını destekler konumuna düşmemek gerekiyor.En azından Ortadoğuda yönetim anlayışı ile "Kimsesizlerin kimsesi olmayı" pratik yaşamda kanıtlayan GKBY mini örnek alarak referandum sonrası yapılması gerekenlere Irak Merkezi Yönetimine ve diğer bu sorunu kendi içinde yaşayan ülkelere aklı başında , barışı sağlayacak çözümler üretilerek örnekler sunmak daha yaralı olur.22.8.2017